Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler

Son zamanların en hızlı çıkış yapan yeri Balat. Tarihi zenginliği, yeni ve birbirinden güzel kafeleri, yeni yeni bölgeye taşınan entellektüel kitlesiyle bir zaman daha bu popülerliği devam ettireceğe benziyor. Bu tarih dolayısıyla; Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler dediğiniz zaman hayli seçenek olduğunu da görüyorsunuz. Hatta birazdan daha da net göreceksiniz.
Şimdi Adım Adım İstanbul konusuna bir yenisini daha ekleyerek; Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler yazımıza başlayalım.

Balat Nerede ve Nasıl Gidilir?

Balat Fatih ilçesinde, Haliç kıyısında Ayvansaray ile Fener arasında bir semt. Geleceğiniz yere göre isterseniz metrobüs dilerseniz otobüs ya da deniz yoluyla buraya ulaşım sağlayabilirsiniz.
Metrobüs ile gelmek için; Ayvansaray Metrobüs Durağı’nda inip biraz yürümeniz gerekiyor. Otobüsle de Ayvansaray Eyüp hatlarını kullanan araçlar işinizi görecektir.
Bir de deniz yolu var tabi. Eyüp ya da Balat tarafına uğrayan ufak tekneleri kullanabilirsiniz. Hatta Hasköy’den kalkıp direkt karşıya geçen minik tekneler uzun yıllardır hizmet vermekte. dolmuş gibi çalışan bu teknelerin saati yok. Ne zaman dolarsa o zaman gidiyor ama sandığınız gibi çok beklemiyorsunuz.

Gezilecek Yerler

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler kısmını madde madde adımlayalım. Rotayı siz istediğiniz gibi belirleyebilirsiniz. Neticede ulaşım seçeneğinize göre değişiklik göstereceğinden, bir çok alternatif var.

Sulukule

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler
Zamanın en ünlü ve hareketli yerlerinden Sulukule. Yeri bulmak çok kolay, Sulukule Caddesi ve surların hemen dibi. Kentsel dönüşümden nasibini almış günümüz mimarisine teslim olmuş durumda tabi.
Zamanında surların en alçak olduğu yer burasıymış. Bayrampaşa Deresi de bu yerde olunca ismi Sulukule olmuş. Bölge halkı 10.yüzyılda Hindistan’dan gelen romanlar tarafından oluşturulmuş.
Bizans zamanında suçlanan halk surların dışında yaşamaya zorlanmış. İstanbul’un fethinden sonra müslüman olan romanlar kente pek çok katkıda bulunmuş. En iyi katırcılar, sepetçiler buradan çıkmış. Özellikle müzik ve dans konusundaki maharetlerini ortaya çıkartan romanlar sarayın mehter takımını oluşturmuş.
Gönül isterdi ki burası eski halinde ya da daha otantik bir şekilde korunsun ama ne yazık ki öyle bir durum burada olmamış.

Mihrimah Sultan Cami

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler
Caminin içerisindeki pencereler ve aydınlatma sistemi çok etkileyici. Hikayesi hakkında çeşitli söylentiler var. Aşk uğruna yapılan bir cami diyen de var; bunu tamamen reddedip Mihrimah Sultan’ın yaptırdığını söyleyen de. Sizinle iki hikayeyi de paylaşmak istiyorum. Bakalım hangisi sizce daha doğru ya da güzel.
İlk hikayemiz şöyle; Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah(Güneş ve Ay demektir) Sultan ile iki kişi evlenmek ister. Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa ve Mimar Sinan.
Kanuni, kızını Rüstem Paşa’ya verir çünkü Mimar Sinan evli ve elli yaşındadır. Aşkıyla bir eser yapmaya çalışan Mimar Sinan da sanatını icra eder. İstanbul’da Üsküdar ve Edirnekapı da olmak üzere aynı isme sahip iki camiyi yapar. Yapıların pek çok özellikleriyle, Mihrimah Sultan’a benzetildiği söylenir.
İkinci hikayemiz de şöyle; Mihrimah Sultan’a düğün öncesinde fazlaca kıymetli hediyeler gönderilir. Mihrimah Sultan da babasına bu gönderilen serveti değerlendirmek istediğini; Mimar Sinan’a bu bütçe ile cami yaptırmasını ister. Üsküdar’daki ilk camiyi bu servetle yapan Sinan; Edirnekapı da bulunan camiyi Mihrimah Sultan’ın kalp güzelliğinden etkilenerek yapar ve adını verir.

Tekfur Sarayı

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler
Bizans döneminden günümüze gelen tek örnek olarak biliniyor. Surlara bitişik şekilde 13.yüzyılda inşa edilmiş. Yapı zaman içerisinde onarımlar görmüş. Tekfur Sarayı’nda zengin cephe mimarisi ve süslemeler kullanılmış. Saray, fetihten sonra çini fabrikası ve cam atölyesi olarak kullanılmış. Şu sıralar tadilatta.

Kariye Müzesi

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler
Kesinlikle görülmesi gereken yerlerden burası. Bizans döneminde kilise olarak kullanılan yapı, fetihten sonra camiye çevriliyor. Kilisenin 6.yüzyıla (M.S. 534) dayanan bir geçmişi olduğunu söyleniyor. Şuan ki hali birkaç onarım gördükten sonra günümüze gelen şekli. Öncelerde daha büyük bir alana yayılan yapı, zamana dayanamayıp yıkılmış ve günümüze sadece kilise bölümü kalmış.
1296’daki büyük depremden sağ olarak çıkan müze, 1948’den bu yana hizmet vermekte. Öte yandan; Türkiye’deki eski kiliseler arasında ve içinde en fazla mozaiğe sahip olanı. Daha detaylı bilgi için Kariye Müzesi yazısını okuyabilirsiniz.

Anemos Zindanları

Ne yazık ki burası da tadilatta ve gezip görme fırsatını yakalayamamak üzücü. Halbuki Bizans’tan günümüze kalan ve mimari özelliğiyle dünyada başka benzeri olmayan tek yeraltı zindanı olma özelliği taşıyor. Adını, Arap asıllı bir Bizans askerinden alıyor. İmparatora suikast girişimi aşamasında yakalanan Anemas burada bir kuleye hapsedilmiş. Gözlerine mil çekilerek kör edilmesini imparatorun kızı Anna engellemiş. Bu dönemde bir çok ünlü bu zindanda tutuklu kalmış.

Ahrida Sinagogu

Sinagogun adı Makedonya’da yer alan Ohri şehrinden alınmış. İstanbul’daki en geniş kapasiteli sinagog. Tuğla ve yığma taştan inşa edilmiş. Her zaman açık bulunmayan sinagogu özel günlerde ziyaret edebilirsiniz. Sinagogda 1877 – 1878 yılında yapılan Osmanlı – Rus savaşı nedeniyle Osmanlı askerleri için dua düzenlenmiş. Bu tören çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayınlanmış.

Fener Rum Lisesi (Kırmızı Mektep)

Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler
Kariye Müzesi’nden aşağıya inerken görebilirsiniz bu kızıl binayı. Aralarında biraz mesafe var ama rotanın diğer noktaları bu liseye çok yakın. Sancaktepe Yokuşu olarak net adres verebilirim çünkü tarif isterseniz birçok kişi burayı patrikhane olarak biliyor.
Fatih Sultan Mehmet, fetih sırasında kaçan İstanbullu Ortodoksları kente geri çağırmış ve kendi dillerinde eğitim alabileceklerini bir fermanla duyurmuş. Bunun üzerine İstanbul´dan ayrılmış olan eski Bizanslılar kente geri dönmüş.
Patrik ile Fatih Sultan Mehmet arasında yapılan anlaşma gereği 1454´te bu okul kurulmuş. Yıllar içinde adı, “Patrikhane Akademisi” ya da “Rum Mekteb-i Kebiri” olarak anılan bu eğitim kurumuna Osmanlı geniş olanaklar sağlamış. Osmanlı Devleti’nin en yüksek mevkilerinde görev alan kişiler bu okuldan yetişmiş. Cumhuriyetten sonra ismi Fener Rum Erkek Lisesi olarak değiştirilmiş. Yapı malzemelerinin çoğu Marsilya’dan getirilmiş ve Mimar Dimadis tarafından yapılmış.

Aya Yorgi Kilisesi

Şanslı olduğum noktalardan biri ve neyseki ayinin olduğu bir zamanda kilisedeydim. Pazar günü olmasına karşın cemaat neredeyse yoktu diyebilirim.
Pek bilinmeyen bu kilisenin içinde değerli eşyalar bulunuyor. Bunlardan en önemlisine; Kudüs’te Hz.İsa’nın bağlanarak kırbaçlandığı sütun ve üç azizeye ait tabutlar örnek verilebilir.

Rum Ortodoks Patrikhanesi

Patrikhane 330 yılından günümüze uzanan köklü bir geçmişe sahip. Beş Ortodoks patrikliğinin en büyüğü burada ve Ortodokslar arasında dünya patrikliği olarak kabul ediliyor. Diğer patrikhaneler; Moskova, İskenderiye, Antakya ve Kudüs’te.

Sveti Stefan Bulgar Ortodosk Kilisesi

Nam-ı diğer Demir Kilise. Özellikle son günlerde basındaki haberlerde yer alıyor bu kilise ve günümüzde aslına uygun olarak restore edilip açılmaya hazırlanıyor.
Kilise, Mürsel Paşa Caddesi’nde yer alıyor ve tamamiyle demir olmasıyla ön plana çıkıyor. bir de tepeden baktığınızda hac işaretini görebiliyorsunuz.

Moğollar Meryemi Kilisesi


Gezi sırasında açık bulamadığım bu kilisenin içini görmeyi çok istemiştim. Fener Rum Lisesi’ne oldukça yakın ve Tevkii Cafer Mektebi Sokak’ta bulunuyor.
İmparator gayri meşru kızını ittifak yapsın diye Moğol hükümdarına göndermiş. Kız belli bir zaman sonra geri dönünce bu kiliseyi yaptırmış ve kendini buraya adamış. Kanlı kilise denmesindeki sebep biraz üzücü. Fetih sırasında bin kadar Osmanlı askeri, muhafızlar tarafından pusuya düşürülüp öldürülmüş. 17. yüzyılda Moğol Kilisesi camiye çevrilmek istenmiş fakat Kantemiroğlu bu duruma engel olmuş. İstanbul’da fetihten önce inşa edilmiş ve günümüze kadar gelen Rum Ortodoksların ibadet mekanı olarak işlevini sürdürmüş tek Bizans yapısı. Duvarlarında da Bizans imparatorluk simgesi çift başlı kartal kabartması var.

Kastamonu İnebolu Pazarı


Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler yazısını pazar ile bitirelim. Geziyi pazar gününe denk getirirseniz İnebolu pazarını da görmüş olursunuz. Ben sadece Kasımpaşa’da olduğunu bilirdim ama Balat’ta da varmış. Hem semt pazarı tadında hem de satılan ürünlerin çoğu Kastamonu İnebolu’da üretiliyor. Reçelden, süte, sebzeden, meyveye hatta ekmeğe kadar ne isterseniz var. Günümüzde popüler olan organik pazarlara orijinal bir örnek niteliğinde. Önceleri hiç görmediğiniz otları da bu pazarda görebilirsiniz. İnsanlar güleryüzlü ve sıcakkanlı. Sohbet edin, bilgi alın, alışveriş yapın..

Tabi ki Balat Sokakları

Balat sokaklarını sona bıraktım. Birçok film çekimine ev sahipliği yapan bu güzel sokaklarda uzun uzun vakit geçirin ve bir şeyler için. Yürüyüş temponuz nedir bilmiyorum ama erkenden yola başlayıp zamanı yayarak kullanmak bence en iyisi.
Balat ve Çevresinde Gezilecek Yerler yazısının başında da söylediğim gibi; noktaları durakları siz belirleyebilirsiniz. Bu tarihi bölgede görülmesi gereken o kadar çok yer var ki. Sahabelerin türbeleri, tarihi camiler, çeşmeler bunların birkaçı.

Share

Comments

  1. Haftasonu oradayım çok teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir