Ballıkayalar Doğa Yürüyüşü – Denizli Köyü – Mollafenari Köyü

Ballıkayalar Doğa Yürüyüşü

Ballıkayalar – Denizli Köyü – Mollafenari Köyü

Rotamız Gebze ilçesine bağlı Ballıkayalar Milli Parkı. İstanbul’a çok yakın bir yer ve sanayi bölgesini aşınca karşılaşmayı ummadığınız yeşillikte. Ballıkayalar Doğa Yürüyüşü rotamızı çıkarmak zor da olmuyor doğrusu.
Bunun gibi yerler hakkında bilgi için; İstanbul’a Yakın ve En İyi 10 Yürüyüş Rotası yazısı tam size göre.
Buraya daha çok kaya tırmanışı için gidilse de şu sıralar piknik için gidenler çoğunlukta. Giriş ücreti de makul olduğu için bölge insanı haftasonları akın ediyor desem abartmış olmam. Sabah oldukça sakin olduğunu görünüyor (tabi akşam dönüşte yanıldığımızı anlıyoruz).
Burada akarsu ve bir su birikintisinin olması insanları çeken nedenlerde biri; ama ne yazık ki oradaki işletme kıymet bilmez şekilde tekelliğini konuşturuyor. Yiyecekler konusunda pek açıklama yapmayacağım ama özetle yanınızda atıştıracak bir şeyler taşımanızda fayda var.

Ballıkayalar Doğa Yürüyüşü

Amaç yürüyüş olduğu için yukarıda görünen tepeye çıkıyoruz. Arka tarafta kalan Denizli Köy’e ulaşmamız gerekiyor ve tırmanışı bol olan bir yola giriyoruz. Nisan ayının sonlarında gittiğimiz için baharı karşılıyoruz desem yeridir. Hava çok güzel ve bunaltıcı bir sıcaklık yok, her taraf yemyeşil.

Ballıkayalar Doğa Yürüyüşü

Doğanın hediyesi diye düşünüyorum bugünü çünkü o kadar çeşitli renkler görüyorsunuz ki manzaraya kapılmamak elde değil. İçime kokuları çeke çeke ilerliyorum. Doğa yürüyüşlerinin insana kazandırdığı bir durumda sanırım farkındalık; her zaman gezdiğiniz yeri de gezseniz kokuları daha iyi duyumsuyorsunuz ve bu size farklı bir hava veriyor. Zaten aşağıda fotoğrafları görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Fotoğraflara tekrar bakınca abartmadığımı düşünüyorum. Bu yollarda çok uzun süre yürüyebilirim. Hatta bir ağaç gölgesinde mola veriyoruz ama benim yemek yeme isteğim bile yok. Ayaklarımı uzatıyorum ve ağaç gölgesinde gözlerimi kapıyorum yaklaşık 30 dk kadar. Aldığım keyfi anlatamam.

Denizli Köyü – Mollafenari Köyü

Köyler arasında gezerken benimle tırmanan bir arkadaş buluyorum. Her zaman denk gelir bana güzel sadık bir köpek; sonunda mükafatını alacağını bilircesine takip eder ve öğle yemeğimi paylaşmama sebeptir.
Ne yazık ki bu arkadaşımla yemek yedikten sonra ilk vardığımız köyde ayrılıyoruz. Artık orada bulduğu ortam daha huzurlu geliyor. Kısa sürede olsa yoldaş oluyoruz..
Köyün dışına doğru çıktığımızda birkaç ahır göze çarpıyor ve üretimin yoğun olduğunu görüyorsunuz. Ne yazık ki burada da çevreyi “korumamayı” görev edinmişiz. Her yer hayvan iskeletleri ve iç organları ile dolu. Koku kimi zaman öyle sıkıştırıyor ki nefes almak istemiyorsunuz.
Yaz kış burada yürünür diyorum içimden ama en güzeli de ilkbahar. Adım başı kaplumbağa gördüm diyebilirim sizi görünce hemen evlerine çekiliyorlar. Hatta birkaç tanesini sırt üstü görüyorum hemen çeviriyorum. Bu şekilde dururlarsa öleceklerini biliyorum.
Uzun bir yürüyüşten sonra köy kahvelerinde dinlene dinlene dönüyoruz. Aracımızı bıraktığımız yer olan Ballıkayalar’dayız. Tepede mola verip hem manzara seyrediyor hemde fotoğraf çekiyoruz.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir