Ermenistan Gezi Rehberi 2.Bölüm (Erivan Çevresi)

 Havanın yağmurlu olacağı bilgisini alınca zaman kaybetmeden plan yapmaya başladım.Nalbandyan Caddesi’ne giderek tur firmasıyla görüştüm ve günübirlik bir gezi ile Erivan’ın çevresini keşfe çıktık.
        Tur sabah 10:00 da hareket ediyor.Sırasıyla ; Saghmosavank,Armenian Alphabet Monument,Amberd,Karmravor ve Oshakan duraklarına uğruyor.Saat 17:00 de başladığınız yere dönüyorsunuz ve ücret 7000 AMD.
        Kısa bir şehir turundan sonra bozuk yollarla birlikte merkezden uzaklaştığınızı anlıyorsunuz.Yol üzerinde bulunan şehir içindeki yapılar ilgili de bilgiler veriliyor.Soykırım Müze’si tadilatta olduğu için kapalı olduğunu ve internetten araştırıp konuyla ilgili bilgi sahibi olmamızı öneriyorlar.
        Mevsimin de etkisiyle güzelleşen yeşil alanlardan geçip ilk durakta duruyoruz.
        – Saghmosavank : 

 

        Köyün ismini taşıyan bir kiliseyi ziyaret etmek için buraya geldik.1215 yılında Prens Vache Vachutyan tarafından yaptırılmış.Etkileyici bir taş işçiliğine sahip ve kilisenin arka tarafı çok görkemli.

        Turla gitmesem saatlerce oturup manzarayı seyredebileceğim bir yer.Kanyonun dip noktasından akarsu geçiyor.Ne yazık ki bir sonraki durak için harekete geçmek zorunda kalıyoruz.
        – Armenian Alphabet Monument (Ermeni Alfabesi Anıtı) :

                                    Tüf taşından yapılmış Ermeni harfleri

              Alfabenin bulunmasında ve geliştirilmesinde rol alan kişilerin de heykelleri mevcut.
Ben de adımın baş harfi olan K harfini bulup poz veriyorum
        Ermeni alfabesinde tam 38 harf bulunuyor.Bu alfabeyi 405 yılında Mesrop MAŞTOTS icat etmiş.Ermenice günümüzde Batı(İstanbul) ve Doğu(Erivan) Ermenice olmak üzere iki lehçede kullanılıyormuş.Batı ve Doğu Ermeniceyi konuşanlar pek anlaşamıyorlar o da ayrı bir konu.

        – Amberd : 

        Amberd Kalesi ne yazık ki günümüzde yıkılmakla karşı karşıya ve herhangi bir restorasyon çalışması da yok.Fotoğrafta pek belli değil ama tepesinde dikili olan Ermeni bayrağı yıpranmış ve neredeyse kalmamış.7.yüzyılda inşa edildiği ve birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığı söyleniyor.1070 li yıllarda Selçuklu Türkleri tarafından da askeri üs olarak kullanılmış.

     Ağaçlara çaput bağlayıp dilekte bulunmak sadece bize özgü bir davranış değil gördüğünüz gibi..

         Kaleden biraz aşağı indiğinizde Surb Astvatsatsin diğer adıyla Vahramashen Kilisesini görüyorsunuz.Yazıtlara bakıldığında kilisenin 1026 yılında inşa edildiği görülüyor.Gerek manzarası gerekse konumuyla gördüğüm en iyi kiliselerden biriydi.Ön tarafı uçurum ve yan tarafında bulunan akarsu ile harika bir bütünlük oluşturuyor.
         Karmravor Kilisesi : 

         Ermenistan’da tarihi o kadar çok kilise var ki bir zaman sonra yeter artık kilise görmeyeyim diyebilirsiniz.
         Bu kilise de 7.yüzyılda inşa edilmiş.Bizans tarzı ve tek bir kubbe altına yapılmış.Üzerinde bulunan işlemeler ve desenler günümüze kadar korunmuş.Diğerlerine oldukça ufak.

         Efsaneye göre;üç kız kardeş aynı adama aşık olmuşlar ve Astharak’a yerleşmişler.Kardeşlerden ikisi ümitsizliklerine yenilerek uçurumdan atlayıp intihar etmiş.Hayatta kalan en küçük kız da durumu öğrenince kahrolmuş ve o da intihar etmiş.Bunu öğrenen Sargis keşiş olmuş.
        Avluda kilisenin resmedildiği çizimler satılıyor ve hediyelik eşyalar alabiliyorsunuz.
         Oshakan : 

         Oshakan Köyü Ermenistan açısından büyük öneme sahip çünkü saygı duyulan,Ermeni alfabesinin kaşifinin mezarı burada ve yakınlarda da havarilerin türbeleri bulunuyormuş..Mezarın olduğu alan içerisinde bir de kilise bulunuyor.Kilise 7.yüzyılda yapılmış,oldukça görkemli.

A harfinin simgesi Ararat’tan gelmiş ve bu figürlerle anlatılmış

Bütün harflerin hikayesi var ve burada anlatılıyor

        Avluda Ermeni alfabelerinin çıkış şekilleri de verilmiş.Mesela A harfinin simgesi Ararat ile bağdaşlaştırılmış.Önceki yazımda da belirttiğim gibi Ararat hayatın her alanında var.Banka,viski,bira,su,futbol takımı bunların başlıcaları..
        Belirtildiği gibi saat 17:00 civarında şehir merkezinde olduk.Bunun gibi değişik alternatiflere sahip birçok tur bulunuyor fakat bana soracak olursanız kendi başınıza özel yerlere gitmenizde fayda var.Grup hareketinde işler ağır işliyor.Örneğin;yemek molası yaklaşık 2 saat sürdü ama ben gezerken atıştırmalık birşeyleri tercih ediyorum.
        Tahminler tuttu ve ertesi gün şiddetli bir yağmurla güne uyandım.Hal böyle olunca ben de müze gezileri yapmayı ve şehir merkezinde vakit geçirmeyi uygun buldum.O bilgileri de diğer bölümde aktaracağım.

Share

Recommended Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir