İRAN’A YOLCULUK ( 3.Bölüm ) – ŞİRAZ / SHİRAZ

Bu seferki durağım İsfahan’a 6 saat kadar uzaklıkta olan şehir Şiraz..
         Otogardan şehir merkezine girdiğimde saat 18:00 civarıydı ve herkes yeni yeni sokaklara çıkıyordu.Şiraz da en belirgin özelliğini burada gösterdi bana sokakları..Gözümün önüne Eminönü – Mahmutbey geldi.
         İran’ın başka bir yerinde seyyar satıcı ve sokak yemekleri görmedim.Sokaktan yemeyi seven biri olarak bu durumdan hoşnut oldum.Hijyen konusunda sınıfta kalan yerler olduğunu söyleyebilirim ama yerken ve sonrasında bir sıkıntı yaşamadım 🙂

 

                    Haşlanmış baklanın tadı enfesti üzerine karabiber ekiyorlar

 

                                        Haşlanmış nohut

 

         Mango ve kabuklu fıstık satılıyor.Mango burada çok uygun ve soğuk bir şekilde tüketince harika oluyor.

         İşte başka bir Türk ve önceden Türkiye de bulunduğu için çok net anlaşabildim.Kendisi meyve suyu ile dondurma satıyor.Tatları enfes..Şiraz da kalenin karşı tarafında cadde üzerinde hizmet veriyor.Uğramanızı tavsiye ederim.

Bu kısımla ilgili bir şey diyemeyeceğim çünkü bende bunları tatmadım.Çok kötü göründüklerini itiraf etmeliyim.

 

         Özellikle Şiraz da gezerken eski Türk filmlerine gittim. Cd lere ve satılma şekillerine bakınca hak vereceğinizi umuyorum..

 İsmini tam hatırlayamadığım bir börek ve bana göre enfes..Kesinlikle denemelisiniz.

 

 İran’a gidip bilindik marka kolaları içmektense “pipi zam zam” isimli kolayı içmeyi tercih ettim.Tadı bence güzel diğer bir alternatifte limonata..

Böreğin yanında sıklıkla yediğim başka bir yemekte “falafel” bakla ezilip sonrasında kızartılarak yapılıyormuş.Tadı gayet güzeldi ve ekmek arasında servis ediliyor.
     Gittiğim ülkelerde ya da şehirlerde sokakları yaşamak kadar halka karışmakta hoşuma gidiyor.Bu ülke İran olunca biraz daha merak uyandırdı bende ve sinemaya girmeye karar verdim.Uygun bir bilet parası ödedikten sonra salona ilerledim.

     Perdeler ile kapatılan salonların önünde biraz oturduktan sonra içeri girdim.

Konfor arayışınız pek olmamalı bu salonlarda.Zira koltuklar bizdekiler gibi rahat değil aksine ahşap.Bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.Salonlarda çiftler yanyana oturabiliyor ve girişte kimlik gibi bir şey sorduklarını görmedim.
   Öğle saatlerinde sinemaya gitmenizi öneririm çünkü hava çok sıcak oluyor.
         Bu ülkede bir zaman sonra halka ayak uydurmaya başlıyorsunuz.Geç vakit dışarı çıkmalar,çimenlere yatmalar..
         Unutmadan kapalı çarşılarda serin oluyor ve gezilesi mekanlar arasında.Alacağınız ürünlere gelince bence kumaş,eşarp v.s olmamalı.Kumaşların büyük bölümü Çin malı ve kafanıza su sürdüğünüzde bile kıyafetinizi boyayabiliyor.

  Safranı ve diğer şifalı otları ülkemizden uygun alacağınız yerler

 

         Gündüz dahi ışıklar yanıyor.Ne de olsa enerji bol ve bedava

       Pazar gezmesi bitince Vekil Pazar’ın güney kapısından girip pazar bitiminden sağa dönün ve ilerleyin.Yol daralınca sol tarafınızda avlu gibi bir mekan göreceksiniz.Giriş kısmında hediyelik eşyalar satılıyor.Bu mekanı kesinlikle ziyaret etmelisiniz.Kapıda muhtemelen Ali sizi karşılayacaktır.Çat pat Türkçe biliyor fakat çok cana yakın biri ve size yardımcı olacaktır.Duvarlarda Hafız ın şiirleri,fonda İran’ın ünlü seslerini dinleyebileceğiniz bir mekan.Közde tarçınlı çay ve nargileyi söylemedim bile.İşte oraya ait bazı fotoğraflar :

         İşte o mekan ve uzaktan da olsa Ali..Kendisine selamımı söyleyebilirsiniz.Sizleri güleryüzle karşılayıp elinden geleni yapacaktır.

         Şiraz da şarap yapılmıyor belki ama meşhur üzümleri var..

                                  İşte közde tarçınlı çay

Ağaç böyle işlenebiliyor ve bu ülkede el işçiliği sıklıkla karşınıza çıkıyor.
Hep içerilerde gezmek olmaz biraz da sokakları görelim deyip çıktım yola ama hava burada gerçekten çok sıcak.İnsanlar gölge nereyi bulduysa yatıyor.Burası Şiraz kalesinin gölgesi mesela..


Gölgede yatanları görüyorsunuzdur umarım..

                                              Şiraz Kalesi

                                            Şiraz da otobüs durakları

                                Şiraz Kalesinin eğri olan burcu


                                        Kerim Han Kalesi

         Şehir merkezinde bulunan bu kale, tamamı tuğladan yapılma ilginç bir mimariye sahiptir. Savunma amacıyla yapılmış olması gereken bu kale, yuvarlak hatlarıyla sanki sadece estetik kaygılar taşıyor gibidir. Kale duvarlarının yüksekliği yaklaşık 14 metredir ve oldukça iyi korunmuş durumdadır. Bu kale, Kerim Han tarafından, saray bahçesinin bir parçası olarak, İsfehan’daki büyük eserlerle rekabet için yaptırılmıştır.
Kalenin girişindeki yazıtta Farsça olarak : “Şiraza yeni gelen bir gezgin, uzun süre Kerim Han sarayının endamını övmekten geri duramayacaktır” sözü yazılmıştır.

(alıntıdır)

 


                                Halk parklarda çadırda kalıyor

İrem Bağları

        Kaçar Hanedanlarından Muhammed Ghori’nin mimar Üstat Muhammed Hassan’a yaptırdığı saray ve envai çeşit bitkilerle çevrelenmiş bir bahçeden oluşuyor.(alıntı)
        İran da bu tarz bahçeler fazlasıyla var.Çok cüzzi bir bedel ödeyerek giriyorsunuz.İçeride çayhaneler var.

                                      Sevdiğim bir kare

 

 
Buraya gelmişken Hafız’ın mezarını ziyaret etmeliyim diye düşünerek yola koyuldum.

 
Hafız’ın Mezarı
Hafız Kimdir ?

         Ondördüncü yüzyılda yaşamış İran‘lı şair.Şiraz‘da doğmuştur.Farsçanın en büyük şairlerinden biri olduğu kabul edilir.İran tasavvuf şiirinin öncülüğünü yapmıştır. Şiirlerinde gerçeküstü öğeler de bulunur.Hafız-ı Şirazi, fikirlerindeki kuvvet, görüşlerindeki hususiyet ve edasındaki rindlik bakımından bütün şarkın en lirik şairlerinden biri sayılmış ve şöhreti gün geçtikçe doğuya ve batıya yayılmıştır.Kabri       İran’ın Şiraz kentinde,şiirlerinde anlattığı gibi bahçelerin içerisindedir.(alıntı)

    İranlılara göre kutsal kitaptan sonra her evde bulunması gereken kitap Hafız’ın kitabıymış.

 

 

 

Yolda Hafız’ın şiirlerinin olduuğu zarfları kuşlar aracığıyla alabiliyorsunuz.Kuşun sıcaktan hali kalmamıştı o ayrı..
Rotamı Perslerin Şehrine çevirdim ve Persopolis yakında 🙂
Share

Comments

  1. Eline sağlık Kenan, keyifle okudum ve fotoğrafları izledim..

  2. Kenan YILDIRIM : Ekim 16, 2013 at 8:17 pm

    Devamı da geliyor.Kısa zaman içinde Yezd i yazacağım 😉

  3. zevkle okudum,eline sağlık

  4. Kenan YILDIRIM : Ekim 23, 2013 at 8:46 am

    Teşekkür ederim 🙂

  5. Ulkemi begenmenize cok sevindim . Yazilanirizi keyifle okudum .cok guzel.tesekkur ederim …Siraz da goruntusu kotu gordugunuz yiyeceklerden keske tatsaydiniz ! inanilmaz guzel …Sirazin tursulari ve erik kayisi nar ezmesi ve eksisi ki goruntusu kotu olsada gercekten cok guzeller . bu defa geldiginizde Tebriz yada Tehran da sinamaya gitmenizi tavsiye ederim 🙂 koltuklar cok guzel ve deri 🙂

  6. Kenan YILDIRIM : Ekim 28, 2013 at 9:28 am

    Merhaba,
    Yazıları beğenmenize çok sevindim.Yiyeceklerden tattım ve çok hoşuma gitti.Bakla mesela çok güzeldi keyifle yedim.Hijyen konusunu pek dikkate almadım.Sinema konusunda tavsiyelerinize uyacağım ama bu sefer sanırım kuzeyde olacağım 🙂

  7. Tebriz ile ilgili yaziniz yok ! Tekrar Tebrize gelirseniz ,eviniz oldugunu unutmayin , ben ve ailem cok mutlu oluruz .

  8. Kenan YILDIRIM : Ekim 30, 2013 at 12:15 pm

    Tebriz yazım yakında geliyor.Tebriz de 4-5 gün kaldım ve çok sevdim.En kısa sürede tekrar geleceğim ve görüşmek isterim.Çok teşekkürler 😉

  9. Rica ederim .ben tesekkur ederim ve her daim bekliyoruz . iyi geziler , hep zirvelerde . selam ve sevgilerimle .

  10. Gezmeli ve görmeli insan.Selman-ı Farisi hazkretlerinin ve mevlananın doğduğu beldeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir